D Vitamini ve Demir Eksikliği: Hayata Ters Takla Attıran 2 Hastalık

Paylaş

Bazen oturduğu yerden hiç kalkmak istemez insan. O gün belki de hiçbir şey yapmamışsınızdır sadece üşengeçliğiniz üstünüzdedir. Hatta kalkmayı bırakın bazen düşünmeye bile üşenebiliyoruz. Peki ya aslında hiç üşengeç olmadıysanız, ya sadece bazı şeyleri yanlış yerde, yanlış zamanda ve yanlış şekilde yediğiniz için hayatınız çok yanış yönlere gidiyorsa? Gelin bugün ufak şeylerin büyük sorunlara yol açabileceğini birinci gözden gösteren dünyanın en basit çözümlü iki sağlık sorununu birazcık inceleyelim. D vitamini ve demir eksikliği.

Başlamadan önce çok önemli not: Aşağıdaki sorunların hiçbiri sizde olmayabilir de. Tabii ki kesin sonuca bir doktora giderek, tahlil yaptırıp ulaşmalısınız ama yine de biraz genel kültürün zararı olmaz sanırsam.

Demir Çocuklar Gibi Koşturur Sizi

Siz hiç sürekli yorgun, halsiz, hiçbir şey yapmak istemeyen, depresyonda çocuk gördünüz mü? Çocuk dediğin gezer, koşar, bir şeyleri devirir, kırar, oyun oynar, yerinde duramaz. Peki zamanla bu yeteneğimizi nasıl oldu da kaybettik? Yanlış beslenme. Hem de çok yanlış.

İlk önce demir eksikliğinde ne olduğuna bakalım; demir, kanda oksijeni taşımakla görevlidir ve kana rengini veren hemoglobinin yapısında bulunur. Eğer yeterince alınamazsa haliyle hemoglobin de az olur, bu yüzden demir eksikliği halk arasında kansızlık olarak da adlandırılır. E peki oksijen taşınamazsa ne olur? Sürekli bir yorgunluk, halsizlik ve üşengeçlik. Yetti mi? Yetmez; beynimizin de oksijene ihtiyacı var neticede çalışabilmek için, beyin çalışmaz ise ne olur onu size bırakıyorum.

Peki Neyi Yanlış Yaptık?

Özellikle ülkemizde demir eksikliğinin en önemli nedeni çay. Türkiye kişi başına yılda ortalama 3,5 kg çay tüketimiyle dünya birincisi. Öncelikle kendimizi tebrik edelim. Her gün dünya birincisi olmuyoruz. Sonra bunun sonuçlarına bakalım:

Çay ve kahvenin içerisinde buluan “tanen” adlı madde demir emilimini engellemesi ile ünlenmiş durumda. Bütün derdimiz çay mı diyeceksiniz, maalesef değil, süt ürünlerindeki kalsiyum da demir emilimini azaltıyor. Şimdi gizli formülümü açıklıyorum size:

ET + C VİTAMİNİ – SÜT – ÇAY = DEMİR CEVHERİ

Yani ne yapıyoruz? Bütçemiz elverdiğince et ürünleri ile birlikte portakal suyu, limonata gibi C vitamini içeren besinleri tüketiyor, et yemeden önceki ve sonraki 1 saat içerisinde çay, kahve ve süt ürünü tüketmiyoruz. Hepsi bu kadar aslında. Yani 1 saat çay içmiyorsunuz ve halsizliğe son. Bir tek ette mi var bu demir derseniz, sebzelerde de demir var ancak maalesef kimyasal yapısı gereği bir tabak sebzeden alacağınız demir miktarı et ürünlerinin %10’u kadar. Hatta bu yüzden vejetaryen kişilerde demir eksikliği daha sık görülen bir rahatsızlık.

D Vitamini Aklınızı Alır

Demir sadece halsiz ve üşengeç yapıyordu. D vitamini çok daha ciddi, hele ki okuyor yada beyninizi kullanmanız gereken bir işte çalışıyorsanız hayatınızı tepe taklak etme kapasitesine fazlası ile sahip. Bizzat test ettim. Kesinlikle eğitim hayatınıza güle güle diyebilirsiniz eğer zamanında tespit edemezseniz. Başlıca belirtileri nasıl mı anlarsınız? Halsizlik, eklem ve kas ağrısı, depresyon ve zeka gerilemesi. Tabii ki bütün belirtiler aynı anda ya da herkeste görünmüyor. Bu yüzden anlaşılması da zor. Bu kadar basit bir sorunun doktorlar tarafından bile bu kadar zor anlaşılıyor oluşu bana çok ilginç gelmişti ilk fark ettiğimde. Bizzat yukarıdaki bütün belirtilere sahip bir hastanın aynı dahiliye doktoruna 2 kere gidip tahliller yaptırmasına rağmen basit bir D vitamini eksikliğinin tespit edilemediğine şahit oldum. Bu aşamada bilinçli olup doktoru uyarmak gerçekten hayat kurtaran bir şey.

Peki Ama Neden Ben?

Bu sefer sorun yediklerinizde değil. Çok daha basit bir sorunumuz var: Güneş. D vitamini çoğunuzun bildiği gibi en kolay süt ürünlerinden alınabiliyor. Ama neredeyse kimsenin bilmediği şey besinlerden günlük ihtiyacınızın maksimum %20’sini karşılayabilirsiniz. Peki ya %80 nerede? Güneş’te. Kalan %80’i almak aslında o kadar basit ki, tek yapmamız gereken her gün 12:00 – 13:00 saatleri arasında 15 – 20 dakika kadar güneşlenmek. Burada önemli olan şartlar el verdiğince güneşin cildimize temas etmesi. O zaman günün sorusu D vitamini daha çok ne tür işlerde çalışan kişilerde görülür?

  • Kapalı ofislerde çalışanlar, ya da öğle saatlerinde dersleri olan örenciler, fabrikalarda öğle aralarında dışarı çıkmamayı tercih edenler ve ders çalışmak için odaya kapanıp bütün gün ders çalışan çalışkan öğrencilerde D vitamini eksikliği görülme ihtimali yüksektir.

İlaç İçsek Olmuyor Mu Sadece?

Evet ama hayır; yukarıdaki 2 sorunun da ilaçları var. Doktora gittiğiniz zaman size D vitamini için kırıp içilebilen bir tüp, demir için de 40 günlük bir hap yazacaklardır tahlil sonuçlarında eksiklik olduğu ortaya çıkarsa. Evet bunlar gerekli tedaviler ancak eğer beslenme ve güneşlenme alışkanlıklarınızı gerçekten kazanmazsanız 3 veya 6 ay sonra aynı hisler ve sorunlarla baş başa kalabilirsiniz.

 

Mutlu Son!

Eğer bu anlattıklarımdan sonra aklınızda acaba bende de olabilir mi böyle bir sorun diye bir kuşku oluştuysa lütfen gidip bir doktara görünün ve tahlil yaptırın. Tabi sadece benim başıma gelen ikisini değil, B12 gibi diğer vitaminlerinizi ve minerallerinizi de kontrol ettirirsiniz diye tahmin ediyorum. Size en fazla yarım saat ve 1 tüp kana mal olur bütün bu anlattıklarım. Ama emin olun kaybettikleriniz kazanacaklarınızın yanında hiç bir şey olacaktır.

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here

Yazılar
Benzer